bir ara insanlar çocuklarına mutlaka oku diye tuttururdu.
sonra okul önemli değil, yaptığın iş önemli,
şimdi çoğu iş de “yapabilme” sınırı ortadan kalktığı için önemini yitiriyor.
o yüzden artık daha çok ne yapmadığımız da bizi tanımlıyor
neyi yapmaya değer bulduğumuz, yapabilecekken neyi yapmadığımız.
“değer belirtmek” gittikçe daha ucuzlaşıyor. Herkes kendisi için çok düzgün bir dünya görüşü, manifesto, marka amacı yazdırabilir. Büyük ihtimalle çoğunun değer listesi de aşağı yukarı hoş şeylerden oluşacak: sürdürülebilirlik, özgürlük, adalet, dürüstlük, sevgi…
sahip çıkılan değerler aynı ise fark edecek şey:
samimi misin? neyi feda ediyorsun değerine sahip çıkmak için? ikisinden sadece birini seçmen gerektiğinde hangisine yöneliyorsun?
–
en derin diye nitelendirdiğimiz şeyler artık en yüzeyde.
Bir fikrin görünen yüzeyi çok güzel, çok amaçlı, hatta ulvi ve derinlikli olabilir. Ama bugün onun en dibine indiğinde karşına kod çıkıyor.
örneğin bir “sevgi app”i yapmak istediğimizde bunun nasıl çalışacağını tarif etmen lazım
fikrini bulanık bir halde “insanlar birbirine daha çok sevgi göstermelerini sağlaycak bir app yapmak istiyorum” diye yazsan
önce sana soracak:
ne kastediyorsun? arkadaşlar arasında mı, aile mi, partnerler mi?
karşılıklı iletişim olacak mı, yoksa tek başına bir hatırlatıcı gibi mi? vs..
bunlara cevap verdikçe artık senin bile başında tam olarak bilmediğin fikri bir tarife döküyor,
ve cevaplarla gelinen fikir şu olsun: “kişilerin birbirlerinin önem verdiği olayları ve tarihleri hatırlamalarını sağlayacak. Kullanıcı sevdiği kişi/kişilerle kendisi için önemli olan tarih ve olayları kaydedebilecek; uygulama bunları yıl dönümlerinde ya da istenen zamanlarda hatırlatacak.”
artık havada duran bir fikir değil. bu tarifin çalışabilmesi için kullanıcıların profilleri, arkadaşı ile bağlantı kurması, bağlantı kurduğu kişilerce kendi arasında kapalı olan bir feed, hatırlatıcılar, olay ve tarih giriş sayfaları, hatırlatıcı ve girdilerin tekrar kendini hatırlatması, 5, 10 ve 20 sene dönümlerine özel şeyler..
burada alınan kararlar, belirlenen tasarım ilkeleri, yapılma sürecinde değişen şeyler hep felsefi kararların sonucu şekillenen niyetinin yansıması.
en sonunda da uygulamayı oluştur diyorsun, zincirin en sonunda ama en “derin” katmanında yer alan kod, oluşmuş oluyor. yüzeyde gördüğün şey her uygulama gibi gözükse de arkasına indikçe “sevgi nedir?” sorusunun nasıl cevaplandığının kod olarak karşılığını alıyoruz.