“Gerçeklik” dediğimiz şeyin yalnızca bize açık olan aralığından görüyoruz.
Hayvanlar bizim algılayamadığımız başka dalga aralıklarını algılayabiliyor. Bazı balıklar elektrik alanlarını hissedebiliyor. Her canlı dünyayı kendi çözünürlüğünde, kendi filtresinden geçirerek görüyor.
İnsanlar olarak iletişim kurmaktan ve anlam yüklemekten hoşlandığımız için
Zihnimizde önceden kaydettiğimiz-bildiğimiz görüntülerle, sembollerle, grafikler ve eğriler üzerinden düşünüyoruz.
Düşünmek dediğimiz şeyin önemli önemli kısmını görme oluşturuyor. Yeni bir renk düşünemiyor oluşumuz düşünce gücünün eksikliğinden değil, algımızın sınırı olduğu için.
Resimde bir duygu vermek amaçsa, bunu çoğu zaman ışıkla yapıyoruz. Çünkü aslında elimizde başka pek bir şey de yok.
Tuval üzerine vurulan fırça hem resmin ışığının yönüne göre ve o ışığın rengine, şiddetine ve yumuşaklığına hizmet eder
Ve bunların hepsi aynı zamanda daha önceden belirlediğin resmin son halinde vermek istediğin mesaja yönelik davranışlar olur
Her şey, doğru yönden gelen doğru bir ışıkla, herhangi başka bir şeye benzetilebilir.
Resim yapmak bir yüzeyi, gerçekte orada olmayan bir şeye inandırmaksa eğer,
aynı zamanda ekranlar için grafik üretimler yapıyorsan (grafik tasarım, fotoğraf, 3D, website arayüzleri, ui vb..) resim yapmak bir hack gibidir.
Bir çok kişi ezberinden sanat ve tasarım birbirinden ayrılır der. “ikisinin izleyicisi farklı olduğu için” gibi özetleyebilir.
Tasarım görevini sanat icra eder gibi yerine getirmek sorunlu değil hatta tam da öyle yapılması gerekir.
Resim yapıp sergi açtığında ise genellikle beğenmeye gönüllü, seni seven insanlar gelir.
Tasarım işi yaparken, işletmenin gerçek hayatta acısını çeken bir insana onu anlayıp üzerine “zevkli” bir şey göstermeye çalışıyorsun. Ama onu değerlendiren kişi güzel bir şey görmek, beğenmek için orada değil. Sadece anlaşılmak istemişti.
Beğendiremediysen sorun onun zevksizliğinde değil, senin onu anlamak için doğru soruları sormamış olman.
Bu yüzden işe görüntü üretmekle değil, soru sormakla başlıyoruz.
portal.ycswu.co’da onboarding soruları da bir form doldurtmak için değil; neyi gördüğünü, neyin canını yaktığını ve neyin değişmesini istediğini anlayabilmek için var. Sonra görüntüyü kurarız.